Sürdürülebilir Kazanç İçin Dijitalleşme

 

Günümüz şirketlerinin önündeki en çetin ve önemli konulardan birisi gelişen teknolojilere uyum sağlayacak değişim alanlarını yönetebilmek. Değişen dünyada şirketlerin en önemli hedeflerinden biri, tüm parametreleri olması gerektiği gibi dengede tutarak müşteriler ve kazanç üzerine odaklanabilmek. Şirketlerde bu orkestrasyon ise ancak vizyoner bir yönetim ile gerçekleşebilir. Bu odağın kaçırılmaması için yapılması gereken, tüm parametreleri gerçek zamanlı olarak kontrol ederek, harmonize etme yeteneğini geliştirmek.

Çağdaş şirketlerde kazanç, değişen müşteri ihtiyaçlarını önceden görebilme ve bu ihtiyaçları tam zamanında/gerçek zamanlı cevap verebilme yetenekleriyle doğru orantılı olarak değişiyor. Aslında bu yeteneğe sahip olmak artık her sektörde sürdürülebilir kazanç için bir gereklilik haline geldi.

 

Müşteri

 

Hangi sektörde olursak olalım, kazanmak için müşteriyi merkezde tutmak zorundayız. Bu zorunluluk, tüm şirket süreçlerinin de bu eksen üzerinde düzenlenmesi gerekliliğini ortaya çıkarıyor. Bir adım daha ileri gidecek olursak yukarıda bahsettiğimiz parametreleri kendi organizasyonumuz için tanımlamamız yüksek öncelikli bir hal alıyor. 

 

En genel anlamda baktığımızda müşterimizle ilişkilerimizde:

 

  • Müşterilerimizin bizimle ilgili tecrübesi (Customer Experience)
  • Müşterilerimize yönelik süreçlerimizi günün koşullarına uygun hale getirmemiz (Business Reinvention)
  • Operasyonlarımızı mükemmelleştirmemiz (Operational Excellence)
  • Güvenilirlik ve uyumluluk süreçlerimizi güçlendirmemiz (Trust and Compliance) en kritik noktaları oluşturuyor.
Kendi süreçlerimizi iyileştirmenin yanında eğer bu konularda hizmet vermeyi de düşünüyorsak, müşterimizin müşterileriyle aralarındaki aynı süreçleri de iyileştirmemiz gerekiyor. Nihayetinde müşterimizin de nihai ticari amacı, kazancını daimi olarak iyileştirmek. Bunun da yolu müşteri memnuniyetinden geçiyor.
 
Günümüzde şirketlerimizin geleneksel yapılarından bu kavramların odakta olduğu yapılara evrilmesi bir ihtiyaçtan öte zorunluluk haline geldi. Bu yeni rekabet ortamında hayatta kalabilmek için iş süreçlerimizi müşteri ve kazanç odaklı hale getirmemiz gerekiyor.
 
Rekabet ortamında hayatta kalabilmek ve günümüzdeki pazar baskıları
 
Aslında geleneksel ticaret hayatımız, dijital teknolojilerin bizlere sunduğu yenilikler ve neredeyse sınırsız imkânlar ile ciddi bir değişim geçiriyor. O nedenle, pazarlarımızda bizi bekleyen ve rekabet stratejilerimizi etkileyebilecek bir grup baskıya da hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu durum, yeni teknolojilere hazır ve en iyi şekilde kullanan kurumlar olmayı gerektiriyor. 
 
Bu yeni baskıları ve yöntemler arasında en öne çıkan başlıklar arasında şunlar yer alıyor:
 
  • Yeni gelişen, daha önce olmayan niş pazarların farkında olma ihtiyacı
  • Yeni iş modellerinin anlaşılması, gerekiyorsa benimsenmesi
  • Diğerlerinden farklılaştırabilecek gerçek zamanlı pazar araştırma yöntemleri (Business analytics systems for real-time market intelligence) 
  • Sürekli gelişen teknolojilerle değişen düzenlemelerin (regülasyonlar) şirket süreçlerine yansıtılması
  • Değişen müşteri beklentileri, bu beklentilere anında uyum sağlanabilmesi
  • Müşteri sadakat takibinin artık gerçek zamanlı bir ortama taşınması ve yönetilmesi
  • Yeni teknolojilerle keşfedilebilecek alternatif kazanç potansiyellerinin aktif olarak kullanılması
Dijital teknolojilerin son 5 yıldır aktif olarak iş hayatımızda yarattığı/yaratacağı süreçler ise şu şekilde ortaya çıkıyor:
 
  • Sosyal ağları aktif olarak kullanarak müşteri kazanımı, sadakati ve müşterinin elde tutulmasına yönelik iş süreçlerinin geliştirilmesi (Social networking). Bu ağların aktif olarak pazarlama ve satış ortamına dönüşmesi. Sosyal ağ analizlerinin aksiyonlara dönüşmesi.
  • Her bilginin taşınabilir hale gelmesi ve bu konuda hukuksal zeminin oluşması (Cloud, mobility). Bunun ötesinde, şirket süreçlerinin bu yeni modele uygun hale gelmesi.
  • Veri merkezlerinin oluşturulması, verimli bir şekilde kullanılması, işletilmesi ve hatta hizmet olarak müşterilerimize de sunulması.
  • Her mecrada ortaya çıkan yeni veri analizi yöntemlerinin (üretim, satış, pazarlama, dağıtım vb.) şirket süreçleri içine alınması, yönetilmesi.
  • Mevcut sistemlerin sanallaşarak yeni teknolojilerle kullanılabilmesinin planlaması.
  • Gerçek zamanlı ihtiyaçlar için, gerçek zamanlı mobil uygulamaların devreye alınması
  • Tüm satış kanallarının tek bir noktadan yönetilmesi, verilerin analizi ve bunu takiben alınması gereken aksiyonların belirlenmesi.
  • Tüm bu sistemlerin müşteriye dokunduğu noktalarda servis kalitesinin ölçümlenebilmesi. 
Özetle, bu yeni teknolojileri şirketlerimizde kullanmanın iş süreçleri, müşteri tatmini ve kazançların artması yönünde kazanımlar sağlayacağı açık bir şekilde görüliyor. Şirket süreçlerimizi bu istikamete doğru yönlendirerek (transformasyon) yönetmemiz ve her bir alanda doğru metodolojileri kullanmamız gerekiyor.
 
Kabuk değiştirme (Transformasyon)
 
Her şeyin küreselleştiği ticaret hayatımızda, bu değişime uyum sağlamak, şirketlerimizin orta/uzun vadede büyümesini ve hayatta kalmasını sağlamak gittikçe önem kazanıyor. Bu noktada, bu kadar süreç iyileştirmesini nasıl yapacağımız, işe nereden başlayacağımız gibi soruları yanıtlayabilmemiz gerekiyor.
 
Önümüzde üç ana seçenek bulunuyor:
 
  • Transformasyon için gereken süreçleri kendimiz tespit edeceğiz, deneme yanılma yöntemi ile ilerleyeceğiz.
  • Süreçleri bizler belirleyeceğiz, tüm bu geliştirmeler için ayrı ayrı firmaları bulup her alandaki transformasyonu birer birer onlara yönlendireceğiz.
  • Daha önceden bu transformasyonu yapmış, metodolojileri olan, tecrübeleriyle kısa vadede maddi sonuçlar elde etmeyi öğrenmiş, transformasyonun her bir alanında çalışan firmaların daha önce orkestrasyonunu yapmış, güvenebileceğimiz bir iş ortağıyla ilerleyeceğiz.
Bu üç seçenekten ilkini seçildiyse, yani şirket içi kaynaklarla ilerleme kararı alındıysa, deneme yanılma maliyetlerinin belirsizliği nedeniyle uzun vadeli kesin bir maliyet hesabının yapılmayacağı görülecektir. Metodolojilerin daha önce kullanılmamış ve yeni yaratılacak olması, bu ölçekteki program yönetimi tecrübesi seviyesi, mevcut olarak kullanılan teknolojilerin uyumlanması konuları, stratejik bir değişim için önemli risk faktörleri olarak ortaya çıkıyor.
 
İkinci seçenekte, her bir değişim için gerekli olan geliştirmelerin ve süreç iyileştirmelerinin bu konuda uzmanlaşmış firmalara yönlendirilmesi kararı yer alıyor. Burada dikkat edilmesi gereken ana konular, tüm bu firmalarla olan ilişkilerin oluşturulması, doğru firma seçimlerinin yapılması, firmaların takibi, sunulan hizmetlerin sürdürülebilirliği ve seçilen her bir tedarikçi firmanın izlenmesi olacaktır. Eğer daha önce bu ölçekte program yönetimi tecrübesi yoksa, bunun bir risk alanı haline geleceğini unutmayalım. Her bir firmanın çıkaracağı güncelleme ve bakım maliyetleri, bu güncellemelerin yönetilmesi, lisanslar gibi konular şirketleri ana iş alanından uzaklaştırma tehdidini de içerecektir.
 
Üçüncü seçenekte ise, daha işin başında transformasyona yönelik hedeflerin nasıl daha iyi bir hale getirebileceği konusunda tecrübeli bir firmadan yararlanmak stratejik bir avantaj sağlayacaktır. Bu iş için yeni yeni departmanlar yaratma endişesi olmadan, şirketin kendi işine odaklanması da önemli bir artı değer yaratacaktır. Odağı sadece bu tür dönüşümleri en iyi şekilde gerçekleştirmek olan ve bu hizmeti küresel olarak sunduğu için çok farklı müşterilerle çalışan, dolayısıyla yaptırım gücü yüksek yan tedarikçilerle birlikte yola çıkmanın sağlayacağı faydaların başında şunlar geliyor:
 
  • İlk günden bu işin maliyetinin bilinmesi, nakit akışı planlarının yapılabilmesi
  • Daha önceki çalışmalarda edinilmiş tecrübe sayesinde maddi geri dönüşlerin hızla ve daha erken elde edilebilmesi, çalışmanın başında projeksiyonların hazır olması
  • Her mecra için kullanılabilecek metodolojik çalışma yönteminin bulunması
  • Konuyla ilgili geniş know-how ve tecrübe sahibi bir kuruluşun desteği
  • Şirket bordrosunun etkilenmemesi
  • Bu transformasyonda yer alacak firmaların tek bir hedef etrafında bir araya gelmesi ve iş planlarının ve program yönetiminin tecrübeli/ donanımlı bir ekip tarafından yapılması.
Özet
 
Günümüzde yeni teknolojilerin yarattığı iş modelleri ve bu teknolojilerle uyumlu iş süreçleri, şirketleri yarına taşıyacak temel gereksinimleri oluşturuyor. Dijitalleşme, gerçek zamanlı müşteri ve kazanç odaklı çalışma yeteneği, iş süreçlerinin transformasyonu, tüm firmaların zorunlu olarak gündemine alması gereken konular haline geldi. Kısacası, rekabet gücünü kaybetmemek, yarışta en ön sıralarda yer alabilmek için bu değişimi yapmak ve en iyi şekilde yürütmek gerekiyor.
 
Gelin, tüm bu süreçlerde sizlerle beraber çalışalım ve bu büyük kabuk değiştirme operasyonunda sizin yıllar boyu güveneceğiniz, sizleri uluslararası tecrübeleriyle donatacak, güncel tutacak bir dayanak olalım. Atos olarak, danışmanlık, ön-analiz, dizayn, sistem entegrasyonu ve sistemlerin orta/uzun vadede idame edilmesine kadar olan tüm süreçlerde size destek olmayı amaçlıyoruz. Bunun da, maliyet ve işletme giderlerinizi azaltarak dijital dünyanın sağladığı tüm yenilikleri hızlıca kullanmaya başlamanızı ve kendi iş alanınıza odaklanmanızı sağlayacağına inanıyoruz. 
 
 
Web sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Bu sitede dolaşmaya devam etmekle, web sayfalarımızın görüntülenme verilerini ölçmek ve anlamak, ayrıca web sitemizin işleyişini
iyileştirmek üzere çerezleri kullanmaya devam edeceğimizi kabul etmiş sayılırsınız. Bu uygulamayı kabul etmek istemiyorsanız, Kişisel Bilgilerin Gizliliği Politikamızda
açıkladığımız şekilde, web tarayıcınızda çerezleri devre dışı bırakabilirsiniz
Çerezleri kabul edin Daha fazla bilgi için